Anasayfa Forum Biz Kimiz Milliyetciler Millet Hafızasi Fikir Adamları Künye / Kadro Üye Girişi
Çubuk Alperen Ocakları,Malazgirt zaferinin yıldönümünü unutmadı.


ÇUBUK ALPEREN OCAKLARININ MALAZGİRT ZAFERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

                                                     

Türkler, Malazgirt Meydan Muharebesinden yıllar önce, Anadolu içlerine gazâ akınları tertip ettiler. Bu akınlarda, Anadolu’nun, Türklerin yerleşmesine müsait coğrafî hususiyet ve zenginliklere sahip olduğu tespit edildi. Selçuklu Türklerinin Anadolu’ya akınları, Bizans Devletini telaşlandırdı. Akıncıların bu gazâlarında, Anadolu ahalisine terör ve tahribattan ziyade adaletle muamelesi, zalimleri ortadan kaldırmaları, can, mal, ırz emniyetini sağlamaları, bölge halkının Selçuklu idaresini gönülden tercih etmelerine yol açtı. Doğu hududundaki hadiseleri dikkatle takip eden Bizanslı idareciler; ülkelerinin bütünlüğü ve devletin bekası için tedbir almaya başladılar. Bizans’ın ancak meşhur tarihi entrikalarla yüzyıllardan beri Anadolu’da hakimiyetini koruyabilmesi, zulme varan sıkı tedbirleri, halka kötü muamelesi, yerli ahalinin Türklerin idaresini tercih etmelerini daha da kolaylaştırdı.

 

Sultan Alparslan Halep’ten Mısır’a doğru fetih e çıkmıştı ki, Anadolu’dan gelen haberciler, Bizans İmparatoru’nun büyük bir orduyla doğuya yürüdüğünü, Türklerin elindeki bazı kaleleri de geri aldığını bildirdiler. Bunun üzerine Alp Arslan ordunun bir kısmını Suriye’nin fethi için orada bıraktı ve yıldırım hızıyla Ahlat üzerinden Malazgirt’e geldi. Bu süratli yürüyüş sırasında; yaşlı,yorgun ve hasta askerleri bıraktı. Bütün askerleri 45 bin kadardı. Buna Doğu Anadolu Müslümanlarından 10 bin kişilik gönüllü bir ekip katıldı.
Durum Türkler için korkunçtu. Çünkü Bizans’ın Ermeni, Gürcü, Frank, Norman, Rus, Uz ve Peçeneklerden oluşan ordusunun sayısı 200 bindi. Alparslan herhangi bir felakete karşı veziri Nizamülmülk’ü Hemedan’a gönderdi ve gerekli tedbirleri aldırdı. Yerine daha önceden, oğlu Melikşah’ı veliaht tayin etmişti. Bağdat’taki Abbâsi Halifesi bu büyük tehlike karşısında, Allah’ın Alp Arslan’a yardımını niyaz etmek üzere bütün İslam Alemi’ne haber saldı. Camilerde milyonlarca Müslüman dua etmeye başladı.
Alp Arslan, kumandanlarından Sav Tigin’i Romanos Diogenes’e elçi gönderdi ve barış teklif etti. Bizans İmparatoru barış teklifine karşı Sav Tigin’e :
Barışı Rey’de görüşeceğiz. Ordum İsfahan’da kışlayacak, hayvanlarımız Hemedan’da sulanacaktır, diye son derece kibirli bir cevap verdi . Sav Tigin de bunun üzerine :
Sav Tigin Hayvanlarınız elbette Hemedan’da kışlayacak ama sizin nerede kışlayacağınızı ancak Allah bilir, dedi ve geri döndü.
Alp Arslan savaş için mübarek Cuma gününü seçti. Bütün komutanlarını ve ordusunu toplayıp şöyle konuştu:
”Beylerim, yiğit erlerim! Babamın, amcam Sultan’ın ve benim yanımda yıllarca her türlü cefaya göğüs gererek din ve devlet için kanlarınızı akıttınız. İçimizden niceleri şehit olup Allah katına vardı, hepsinin yeri cennet olsun. İşte bugün bizim için en büyük imtihan gelip çatmıştır. Burada Allah’tan başka sultan yoktur, emir ve kader sadece O’nun elindedir. Hepimiz onun hükmü altındayız. Benimle birlikte savaşmakta veya benden ayrılmakta serbestsiniz........ Bugün burada ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biri olarak sizinle birlikte savaşacağım. Biz, Müslümanların eskiden beri yapa geldikleri bir gaza yapıyoruz. Beni takip edenler ve nefislerini Yüce Allah’a adayanlardan şehit olanlar cennete, sağ kalanlar ise ganimete kavuşacaktırlar. Ayrılanları ahirette ateş, bu dünyada ise alçaklık beklemektedir.

Askerler de Yüce Allah şahit olsun, seni asla bırakmayacağız! diye bağırdılar.


Bunun üzerine Sultan Alparslan Askerlerim, işte atımın kuyruğunu bağladım. Bir er gibi savaşa gireceğim. Üzerimde sultanlık belirtisi hiçbir şey yoktur. Şehid olursam şu üzerimdeki beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır........Ya Rabbî! Seni kendime vekil ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ey Allah’ım niyetim halistir, bana yardım et. Sözlerimde yalan varsa beni kahret dedi.
Sadece kılıcını ve gürzünü almıştı yiğit Sultan. Gerçek bir er gibi göğüs göğse çarpışacaktı. Yanına kumandanlarından Sav Tigin, Afşın, Kutalmışoğlu Süleyman, Ahmed Şah ve Artuk Bey’ i çağırarak son bir görüşme yaptı. Savaşta Turan Taktiği uygulanacaktı.
26 Ağustos 1071 Cuma günü sabah, Türk süvarileri Bizans ordusunu sağdan soldan ok hücumuyla yoklamaya başladılar. Türk süvarileri hücumlarının boşa gittiğini anlayarak, geri çekilirmiş gibi yaparak geri döndüler.(Sahte Ricat) Türklerin geri çekildiğini gören Bizans ordusu, takibe başladı. Bizans ordusu pusuya düştüğünü geç fark etti. Geri çekilmeye başladıkları sırada Ermeniler ve yedek kuvvetler kaçtılar. Uzlar ve Peçenekler ise Selçuklu saflarına geçtiler. Romanos Diogenes kapanan çemberi yarmaya çalıştıysa da başaramadı. Bizans ordusu adeta yok edildi. Romanos Diogenes yaralı olarak ele geçirildi.
Alp Arslan, Romanos Diogenes’i huzuruna getirdiklerinde onu kucakladı, bir çadır kurdurarak emrine hizmetçiler verdi. Ayrıca Alp Arslan malum imparatora
Müteessir olmayınız. Zira insanların maceraları böyledir. Korkmayınız, size bir esir değil bir hükümdar muamelesi yapacağım, dedi. Alp Arslan, amcazadesi El-Basan’ı niçin teslim etmediğini ve barış tekliflerini niçin reddettiğini sordu. Romanos Diogenes :
Romanos Diogenes cevap olarak şunları kaydetti. Ey Sultan! Senin ülkelerini almak için türlü ırklardan çok sayıda insan topladım ve çok para harcadım. Zafer mümkün olmadı. Şimdi isnatları bırak da istediğini yap, deyince Alp Arslan:
Yiğit sultan Ben bu duruma düşsem sen ne yapardın? Şeklinde bir soru yöneltti.
Diogenes Düşmana yapılması gerekeni yapardım şeklinde bir cevap verdi.
Sultan bir soru daha sordu ve dedi ki Şimdi sana ne yapacağımı sanıyorsun?
Diogenes ürkek bir ses tonu ile Üç ihtimal vardır. Birincisi beni öldürebilirsin, bu kasap işidir. İkincisi; zaferini göstermek için beni şehirlerde dolaştırır ve satarsın, bu da sarraf işidir. Üçüncü ihtimali söylemek hayal ve deliliktir, deyince Alp Arslan, bununla neyi kastettiğini sordu. Romanos Diogenes- Beni tahtıma iade edersin. Sana dost kalır, yıllık haraç öderim.
Yiğit sultan Ben muzaffer olursam sana iyi muamele edeceğimi Allah’a ahd etmiştim. Serbestsiniz, ülkenize gidebilirsiniz, diye cevap verdi.
              Alp Arslan’ın kazandığı zaferin haberleri hemen bütün İslam Dünyası’na yayıldı. Milyonlarca Müslüman, lütuf ve yardımından dolayı Allah’a şükrettiler.
Romanos Diogenes’in yenildiği duyulunca yerine VII. Mikhail Dukas geçti. Dukas Romanos Diogenes’in gözlerine mil çekti ve onu bir manastıra hapsetti. Anlaşmanın yerine getirilmediğini gören Alp Arslan. Kutalmışoğlu Süleyman Şah’a barışla alınamayan yerlerin savaşla alınmasını emretti. Kendi de Maveraünnehr’e yöneldi.
1072 yılı Mayıs ayında fethettiği bir Karahanlı kelesinin komutanı ile konuşurken kale komutanı birden hücum ederek Sultan’ı göğsünden hançerledi. Aldığı yara ile ölen Alp Arslan, henüz 43 yaşında idi. Vezir Nizamülmülk, onun oğlu Melikşah’ı tahta oturttu.
Malazgirt Zaferinin sonuçları Türk ve Dünya Tarihi açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu zaferle Bizans’ın direnci kırıldı, böylece Doğu Anadolu sınırları boyunca yığılan Türkmenlerin önü açıldı. Türkmen Beyleri karşılarına çıkacak bir kuvvet kalmayınca Ege Denizi’ne kadar ilerlediler.
Malazgirt Zaferi ile Anadolu Türklerin ebedî vatanı olmuştur. Zaferden sonra Anadolu’da birçok Türk Devleti kurulmuş, Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar uzanan Türkiye Tarihi başlamıştır.
Bu zaferle, Türkler’in İslam Dünyası’ndaki prestiji ve liderliği daha da güçlenmiştir.
Malazgirt Zaferi Avrupa’da da derin izler bırakmıştır. Bizans’ın yenilmesi üzerine Avrupa Devletleri Türkler’e karşı ittifaklar oluşturmuşlardır. Haçlı Seferleri aslında bu zafere tepki olarak doğmuştur. Haçlı Seferleri ile, Türk ilerleyişi durdurulmak istenmiştir.
Türk ve İslam Tarihi’nin son 900 yıllık kaderini çizen insanlar, şüphesiz ki Alp Arslan ve Malazgirt de savaşan insanlardır. Onların Türkler’e Anadolu’nun ve bütün İslam Alemi’ne de Ortadoğu’nun kapılarını açmış olmaları tarihin gidişini değiştirmiştir. Onlardan sonra Türk Tarihi, İslam Tarihi olmuştur.
Türk ve İslam Dünyası o mübarek Cuma sabahı, tekbirlerle hücuma kalkan Alp Arslan’a ve ardındaki 50 bin kişiye daima müteşekkirdir...

Çubuk Alperenleri olarak Yiğit Sultanımızı ve heybetli ordusunu minnet ve rahmetle yâd ediyoruz. Ülkemiz üzerinde kirli emelleri olan günümüzün Diogeneslerine ve tüm dünyaya haykırıyoruz bu topraklar üzerinde Alparslanlar bitmez. O tarihte Alparslanlar vardı. Bugün ise onların izinden giden ALPERENLER var. Bütün TÜRK-İSLAM ALEMİNİN 26 Ağustos MALAZGİRT ZAFERİ HAFTASINI KUTLUYORUZ.

                                                                 
 
                                                                  ÇUBUK ALPEREN OCAKLARI

Ek.Tarihi Tue Aug 26, 2008 7:59 am Gön: kocabey


Yorum Ekleyebilmek için lütfen GİRİŞ yapınız

Eğer üye değilseniz, 1 dakikanızı ayırarak, ücretsiz KAYIT olabilrisiniz

alperen06
Her geçen gün daha fazla özveri ile davasına hizmet eden ÇUBUK ALPERENLERİNE bu kutlu zaferide unutmadıkları için sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bundan sonra da aynı özveri ile çalışacaklarını ümit ediyorum. RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN

oğuztürkü
ALLAhc.CVatan millet tarih şuuruna sahip ve hala yüreğinin derinliklerinde Türkİslam ülküsünü barındıran tüm ülküdaşlrımı muvaffak etsin

Fatihreis
HELAL OLSUN , MALAZGİRTİ UNUTMAYAN VE UNUTTURMAYACAK OLAN , YİĞİT KADROLARA



Aylardan Ağustos, günlerden Cuma,

Gün doğmadan evvel iklimi Ruma

Bozkurtlar ordusu geçti hücuma

Yeni bir şevk ile gürledi gökler

Ya Allah Bismillah Allahu ekber



Türk, ulu Tanrının soylu gözdesi

Malazgirt Bizansın Türk e secdesi

Bu ses insanlığa Hakkın müjdesi

Bu sesle birleşir bütün yürekler

Ya Allah Bismillah Allahu ekber



Yiğitler kan döker, Bayrak solmaya

Anadolum başlar vatan olmaya

Kızılelma ya hey Kızılelma ya

En güzel marşını vurmada Mehter

Ya Allah Bismillah Allahu ekber



Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu

Ardında Oğuzun ellibin tuğu

Andırır Altaydan kopan bir çığı

Budur Peygamberin övdüğü Türkler

Ya Allah Bismillah Allahu ekber

 
İlgili Haberler

· İZMİR ALPEREN İLÇELERDEN SONRA BELDELERE'DE EL ATTI...
· BBP ÜSKÜDAR GENÇLİK KOLLARINDAN,ÇUBUK OCAĞA ZİYARET...
· İZMİR ALPEREN OCAKLARI,FIRTINA GİBİ...
· IZMIR ALPEREN OCAKLARINDA DEVİR TESLİM…
· Çorum Alperen Ocakları "Hainler Yargılanmalı"
· Av. Edip Özbaş “Ülkücü Alperenleri Alkışlıyorum”
· DENİZLİ ALPERENLERİ YALNIZ BIRAKMADI.
· LİDERİMİZ'DEN ALPEREN GENÇLİĞE HEDEF TAYİNİ...
· Çubuk Alperen Ocakları,Malazgirt zaferinin yıldönümünü unutmadı.
· YILDIRIM ALPERENLERİ ŞEHİTLERİNİ ANDI
· Denizli, Alperenleri bağrına basmayı bekliyor.
· ESKİŞEHİR ALPEREN OCAKLARI BAŞKANI MURAT AĞAR'DAN DİYALOGÇULARA SERT UYARI...


En çok okunan haber: Teşkilat Haberleri:
Muhsin Yazıcıoğlu “Ülkücülerin Doğal Lideri Atatürk'tür"

Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder

 Sitemap
Contenttags
ForumTags

Bize Ulasin    Forumlar    Haberler   Tavsiye Edin  Üyelik

Tasarım &Kodlama Pehaspe

Milliyetçiler©2005